DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ “VEFA GECESİ” DÜZENLEDİ

                                          DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ  “VEFA GECESİ” DÜZENLEDİ

            Dumlupınar Üniversitesinin öncülüğünde, Kütahya İlinden Yetişenler Derneği’nin katkılarıyla 12 Ekim 2018 Cuma günü “Hezar Dinari Kültür Merkezi”nde düzenlenen “VEFA GECESİ 1”nde kültür, sanat ve spor alanında Kütahyamıza katkı sağlayan vefat etmiş şahsiyetler anıldı. Geceye Vali Ahmet Hamdi Nayir, Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hava Piyade Tuğgeneral Necati Gündüz, Kütahya Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Ertaş, Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, İl Jandarma Komutanı Albay Tayfun Dündar, KÜTSO Meclis Başkanı Nafi Güral, Kütahya İlinden Yetişenler Derneği Genel Başkanı Süleyman Çankaya, STK Temsilcileri, bazı daire müdürleri, sanatçılar, sanatseverler, akademisyenler ve davetliler katıldı.

          Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Görevlisi Özlem Soyer Zeyrek, bu etkinlikte KİYD Genel Merkez Başkanı Süleyman Çankaya’ya yaptığı katkılarından dolayı teşekkür ederek sözü Süleyman Çankaya’ya bıraktı. Daha sonra DPÜ Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören kürsüye gelerek  “Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak bu gece anacağımız Kütahya aşığı bu kişilerin sahip oldukları vatan, millet ve namus gibi hasletleri önünde eğiliyoruz. Allah’a ve din gününe inanan kişiler için vefanın anlamı çok başkadır. Vefanın en güzel yanı hiç tanımadığımız ecdat ile hiç tanışmayacağımız yeni nesil arasında köprü olmak değil midir? Kütahya’ya değer veren ve bu dünyadan geçmiş insanları anmak adına uygun bir kelime bulamadığım için sizlerden özür diliyorum. Bilmenizi isterim ki bu gece sadece zihnimizdeki bir hoş bir hatıra olmayacak. Esen kalın, vefalı kalın” ifadelerini kullandı.

       Vefa Gecelerinin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Ertaş, “Vefa, kaybetmememiz gereken güzel bir haslet. Vefa noktasında maalesef millet olarak bazı değerlerimizi unutmaya başladık. Üniversitemiz bu noktada çalışma yaptığı için teşekkür ediyorum. Bu vatana, şehrimize hizmet eden, emek veren, geçmişten günümüze kadar gelen ve bugün hayatta olmayanlara Allah’tan rahmet, hayatta olanlara da sağlıklı ömürler diliyorum. Sadece askeri anlamda değil, bu vatanı vatan yapan insanları, tapusunu adeta nakşeden sanatçılarımızı, mimarlarımızı, askerlerimizi, şehitlerimizi unutmamalıyız. Günümüzde geçmişten beri hizmet eden büyüklerimiz var. Yakın zamanda vefat edenler ve hayatta olanlar var. Ben kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

         Vali Ahmet Hamdi Nayir, “vefa” üzerine güzel bir konuşma yaparak “Vefa yalnızca vefat edenlerle ilgili bir duygu olmamalı. Hayatta olanların da vefaya ihtiyacı var. Buradaki konumuz vefat edenleri anma konusu; ama bunun yalnızca vefat edenlere münhasır bir duygu olmaması gerektiği, aile, mahalle, toplum, şehir ve insanlık alemi içerisinde vefa duygusu her dönem yaşatılması gereken bir duygu olmalı. Üniversitemiz şehrin önemli dinamiklerinden biri olarak bu güzel duyguyu yaşatacak, vefanın güzel örneklerini önümüze koyacak bir program düzenlemiş. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

            İlk ödül Ressam Ahmet Yakupoğlu adına Hayrettin Subaşı’na verildi. Daha sonra Ord. Prof Dr. Oktay Aslanapa adına ödülünü İzmir’den gelen kardeşi Hilal Aslanapa alarak çok duygulu bir konuşma yaptı. Geceyi düzenleyenlere teşekkürlerini belirtti. Bu etkinlikte ödül alan diğer kıymetli şahsiyetler Fahri hemşerimiz Ord. Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Hüseyin Yüce, Hamza Güner, Ahmet Hisarlı, Hafız Mehmet Emin Efendi, Hakkı Çinicioğlu, Mehmet Çini, Talat Çini, Rıfat Çini, Ahmet Şevki Şahin, Faruk Kahraman Şahin, Ahmet Kerkük, Hacı Mehmet Üstünkaya, Tahir Konakçı, Bekir Avlupınar, Hamdi Aydın, Mustafa Asım Alkış, Sıtkı Olçar, İbrahim Naci Eren, Abdullah Taktak, Ahmet Uluçay ve Mesut Zeytinoğlu’nun yakınları ödüllerini aldılar. En son Efsane Kütahyasporun yaşayan sporcuları sahneye sürpriz olarak çıkarak ödüllerini kendileri aldılar.

          Hamdi Aydın’ın yakınları yerine ödülü alan araştırmacı yazar Mustafa Kalyon söz alarak “ Vefa Gecesi 1” programını hararetle ve büyük bir zevkle izledik. Bu gece kelimenin tam anlamıyla mükemmeldi diyebiliriz. Kütahyamıza hizmet eden büyüklerimizi anmak ve hizmetlerinin ne kadar samimi ve içten duygularla yapıldığını bir nebze olsun anlamak için yapılan bu gecelerin devamını arzu ve temenni ediyoruz. Bunu düşünerek ve ortaya koyarak tatbik etmek bile büyük bir mutluluk vesilesidir. DPÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Remzi Gören Bey’e, KİYD genel başkanı Süleyman Çankaya’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, devamını temenni ediyoruz. Bu gecede birçok büyüğümüzü andık. Hepsinin ruhu şad olsun. Fakat sadece bir gecede anmakla bitmiyor. Mesela Hamdi Aydın; Macar Kahramanı Kossuth’un misafir olarak kaldığı 1,5 yıllık zaman dilimindeki ev 1840 yılından 1973 yılına kadar Hamdi Aydın ve ağabeyi Şeyh Seyfi Efendi’nin Dedesi Şeyh Bedreddin Efendi ve babası Şeyh Ahmet Fazlı Efendi’nin ve 1915 de vefatı ile bu iki kardeşin yaşadığı evdir.1973 yılına kadar devam eden mülkiyet bu tarihte kamulaştırılarak “Macar Kossuth’un kaldığı ev” olarak anılmaktadır. Bu evin tarihçesi yazılarak en son şeyhi “Şeyh Seyfi Efendi” ve “Hamdi Aydın” hakkında bir bilgi ve resimleri bulunmamaktadır. Hamdi Aydın için; Ordinaryüs Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver (….gösterişten uzak, çok büyük hizmetlerde bulunmuş bir insan-ı kâmil olarak hizmet etmiş bir “Abide Şahsiyettir.” demiştir. Şeyh Seyfi Efendi ise 1915 den 23 nisan 1920 ye kadar “Kütahya Belediye Başkanı” 23 Nisandan sonra da TBMM 1. ve 2. dönem millet Vekili olmuştur.1918 de Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti Ordularını terhis edecek ve bütün silah ve cephanelerini de İngilizlere teslim edecekti. Bu karardan sonra Şeyh Seyfi Efendi Kütahya’da toplanan silah ve cephanenin büyük bir kısmını iç taraflara kaçırarak milli ordu kurulduğunda, bütün bu silah ve cephaneleri milli orduya (Kuvay-i Milli) teslim etmiştir. Bu bilgiler Uzunçarşılı’nın “Kütahya Şehri” eserinde mevcuttur.

         Netice olarak Macar Kahramanı Kossuth’un misafir kaldığı eve “evin tarihçe”si olarak 1850 den itibaren kısaca Şeyh Bedreddin Efendi’den itibaren Şeyh Seyfi Efendi ve Hamdi Aydın’a kadar olan dönem ile ilgili bilgiler ve resimler koyarak “Ecdada saygı ve vefa”mızı bugünkü ve gelecekteki kuşaklara aktarmamız lazımdır. Ayrıca bu şahsiyetlerin Sultanbağı Mezarlığındaki kabirleri de mermerden yapılarak kitabeleri eklenmelidir. Vefamızı ancak böyle perçinleyebiliriz.” dedi.

             Gecenin sonunda hatıra fotoğrafları çekildikten sonra “vefa Gecesi 2” de buluşmak üzere etkinlik sona erdi.

Comments are closed.